| MESUDİYE :Knidos
yolundan sola sapınca çamlar arasından ilerleyen üç km'lik yol
Mesudiye Köyü'ne oradan da iki km daha ilerleyince Kızıl Bük
koyuna çıkılıyor.Hayıt Bükü ve Ova Bükü gibi yaz gözdesi
koylarda Mesudiye sahilinde.Mesudiye'nin verimli toprakları tarıma
çok elverişli.Mis kokulu domatesler yetiştiriyorlar. |
| KIZILBÜK
ve HAYITBÜKÜ:Mesudiye
köyünün koylarıdır.Datça-Knidos yolundan sola sapınca çamlar
arasında ilerleyen üç kilometrelik toprak yolla ulaşılan
mesudiye köyü ve oradan da iki kilometre sonra kızılbük koyu
yer almaktadır. |
| PALAMUT
BÜKÜ:Tekne turuna katılanlar yada
yatlarıyla gelenlerin durmadan ve balık lokantalarına uğramadan
geçemediği güzel bir koydur.Çıplak tepelerin yumuşak bir eğilimle
denize kavuştuğu upuzun bir kumsal oluşturduğu kumsal boyunca ağaçlıklar
içinde köy evlerinin pansiyonların ve yazlık evlerin sıralandığı
limanda balıkçı tekneleriyle birlikte yatların demirlediği bir
güzel yerdir.Palamutbükü 2 km uzunluğundaki kum ve çakıl karışımı
kumsalında denize girebilirsiniz.Deniz çok temiz açığında bir
küçük ada ve bir de tekne barınağı bulunuyor.Konaklamak için
pansiyonlarda mevcuttur. |
| KNIDOS:Knidos
M.Ö.4. yüzyılda ticari nedenlerle Tekir Burnu'na taşınır.Hippodamus
planına göre kurulan şehirde birbirinden güzel tapınaklar,kutsal
alanlar,tiyatrolar ve görkemli binalar yapılır.Çok sayıda bilim
adamı ve sanatçı yetişir.Tarihin ikinci büyük ve önemli tıp
okulu Knidos'ta açılır.Heykeltraş Praksiteles tarafından çıplak
olarak yapılan güzellik ve aşk tanrıçası Afrodit Heykeli'nin
güzelliği dillere destan olur.Sadece bu heykeli görmek için uzak
diyarlardan Knidos'a ziyaretçi akını başlar. |
| ESKİ
DATÇA:Datça'ya
yolunuz düşerse Eski Datça'yı mutlaka görmelisiniz.Adının
Eski Datça olduğuna bakmayın.Datça'nın üç mahallesinden en düzenlisi
ve son yılların gözde mekanlarının yer aldığı yer aldığı
bir yer burası.Eskiliği ilk yerleşim yeri ve yıkılmış eski
binaların yoğunlukta olması.Şimdi o yıkıntılar tek tek ayağa
kaldırılıyor ve el yakan paralarla satışa sunuluyor.En fazla
iki katlı olan eski Datça evleri,bir sanat ürünü taş işçiliği
ve begonvillerle süslü dar sokaklarla görsel bir zenginlik kazandırmış.Eski
Datça kimliğini arayan kentlere adeta adres gösterir gibi bir
mimarlık harikası.Eski Datça'nın bu görsel zenginliğinin
yanı sıra ünlü şairimiz Can Yücel'in son yıllarını yaşadığı
' Eski Datça''ya turizm firmaları tur düzenlemeye başladı.Can
Baba'nın yapıtlarının sergilendiği ve Yücel Ailesi'nin
ziyaretlere açık tuttuğu 'Canevi'ni de mutlaka görmelisiniz.Datça'nın
ilk kurulduğu yer burası.M.Ö.4.yüzyılda kurulan seramik atölyeleri,yapılan
kazılar sırasında ortaya çıkarıldı.İskele mahallesi'nden 2.5
kilometre uzaklıktaki sarı sarı tabeladan döndüğünüzde
kendinizi "Eski Datça" mahallesinde bulacaksınız.Datça
isminin 'Stadia' kelimesinden geldiği düşünülüyor.Eski ,Datça'nın
mimarisi tamamen yöreye uygun,tüm yapılar taş örgü,sokakları
taş kaplama.Eski Datça Mahallesi yaşayanların koruduğu yerlerin
nasıl güzelleştiğine tam bir örnek.Bir de alçak gönüllü bir
sokağı var:Can Yücel Sokağı...Can Yücel'in evininde bulunduğu
Eski Datça arkeologların da kazı merkezlerinden birisidir.Ancak
Can Babanın mezarı bu mahallede değil,iskele Mezarlığı'nda
bulunuyor.Eski Datça'nın bir diğer özelliği de yel değirmenleridir. |
| GEBEKUM:Datça'ya
4 km kala Yeldeğirmenlerine gelmeden önce perili köşk tabelasını
gördüğünüz de sola 1 km lik toprak yola sapıyorsunuz.Yol sizi
kumsala ulaştırıyor.Uzunluğu 7 km yi bulan kumsalı olan Gebekum
denize girmek için çok uygun.Kumsal rüzgarın da etkisiyle
kendisini çoğaltıyor ve yayılıyor.Karşısındaki adaya
denizden yürüyerek ulaşmayı sağlayan bir de sığlık oluşmuş
kumsal hareketleriyle. |
| ÇİFTLİK LİMANI:Datça
İskelesi'nin yaklaşık 10 deniz mili doğu-kuzeydoğusunda Çiftlik
limanı yer alır.Bu limanın doğusunda Adatepe Yarımadası
güneydoğusunda ise Çiftlik Adası vardır.Buradaki tatil köyü
limanın tanınmasına yardımcı olur. |
| YEL
DEĞİRMENLERİ:Kızlan
yöresinde,Marmaris yolu kenarında,gelip geçerken gördüğümüz,umudunu
kesmiş,biraz yorgun ve biraz küs duran,kollarından kesip rüzgarlarından
ettiğimiz yel değirmenleri.Bunlardan bir tanesini alan bir
Datça severi restore etti ve gayette güzel oldu.Hayal
ediyoruz;diğer değirmenleri de restore ediyoruz.Çevre ile uyumlu
bir proje ile çevre düzenlemesi yapıyoruz.kuyulardan su çekip
yaptığımız göleti dolduruyoruz.Bahçeler oradan sulanıyor,parklar
ortaya çıkıyor. |
| KARAKÖY:Yarımada'nın
Gökova Körfezine bakan yegane köyü.Bodrum-Datça feribotu buraya
yanaşıyor.Limanda hoş bir balıkçı lokantası var.İçerdeki köy
içi hiç bozulmamış,seneler öncesini yaşıyorsunuz. |
| ÇEŞME KÖY:Palamutbükü
sahilinin asıl yerleşimi,taş evlerden oluşan hoş sokakları
var.Çevresi bademlik ve zeytin ağaçları ile kaplı. |
| YAZI KÖY:Bir
anlamda Knidos Köyü tarihi kalıntıları bu köyden başlıyor.Buradan
her iki denize ve beş yunan adası manzarası harika. |
| YAKA KÖY:Datça'lıların
yeni tercihi Yaka Köy,turizm ile terkedilmiş eski taş evler el değiştirerek
restorasyon yapılıyor ve köy tekrar canlanıyor.Palamutbükü
sahiline 5 km mesafede ki köyde taş evler görülmeye değer. |
| SINDI:Adını
savaş zamanları asıl yerleşimlerini terk edenlerin sığınmak için
kurmaları efsanesinden alan bu köy gerçekten tabelaları olmazsa
saklanmış bir arazide eski dönem kaya mezarları ve mağaraları
dikkat çekiyor.Palamutbükü'ne giderken sağ tarafta levha ile
belirtiliyor. |
| KARGI
KOYU:Şehir merkezine
3 km uzaklıkta.Ulaşım Belediye otobüsleri ile yada özel araçlarınız
ile yapılmaktadır.Şehir merkezine çok yakın olmasına rağmen
ne aşırı bir kalabalık ne de yoğun bir yapılaşma var.Denizin
duru,yüzmeye çok uygun plajında iyi olduğunu söyleyelim. |
| REŞADİYE:Yarımadanın
en eski merkezi olan ve en kalabalık köyü olan Reşadiye'deki
Mehmet Ali Ağa Konağı'nın restorasyonu tamamlandı.Müze tabelası
ise bir mimarın küçük taş heykellerini görmeyi kaçırmayın
diyoruz. |
| KIZLAN
KÖYÜ:MÖ.4.yy'da işletildikleri
anlaşılan ve kazı çalışmaları süren Seramik Atölyeleri'ni
Eski Datça ile Hızırşah köyü arasında görebilirsiniz.Yel değirmenlerini
görmek için Datça'ya sekiz km'deki Kızlan Köyü'ne
gitmelisiniz.Yarımada'nında en çok rüzgar alan bölgesi burasıdır. |
| ILICA GÖLÜ:Denizle
karanın birleştiği yere yerleşmiş.Eski ve akıllı
ustaların şaşmaz tercihleri ile su değirmeni olarak yıllarca
hizmet vermiş.Parlak,sıcak ve narin ve de hassas gölümüz.Ilık
suyunda su kaplumbağaları ile yüzebilirsiniz.Parasız masaj
yapabilirsiniz şelalesinde.Kimileride Bizans havuzu derler ona bazı
dertlere deva gelen şifalı suyunu yıllar ötesinden Akdeniz'e boşaltır
durur. |
| BENCİK KOYU:Bencik
Koyu Kuruca Bükün 7.3 deniz mili doğusundadır.Burası yaklaşık
1.5 deniz mili karaya doğru girer ve Datça Yarımadasının en dar
yerini meydana getirir.Fiyord tüm rüzgarlara kapalıdır.Koyun
girişinde Dişlice adası bulunmaktadır.Bu ada dik kaya duvarları
ile etkileyicidir.Koyun manzarası olağanüstü güzelliktedir.Bencik
koyunun doğusu Datça'ya batısı Marmaris'e aittir. |
| DOMUZ
ÇUKURU:Domuzbükü sessiz,sakin
bir ortam arayıp kentin televizyon dahil kimi nimetlerini unutmak
isteyenler için seçilecek bir tatil yeri.Karadan eşeklerle veya yürüyerek
ulaşılıyor.Datça'dan bir saat kadar bir sürede tekne yolculuğu
ile ulaşılabiliyor.Domuzbükü'nde denize girmek dinlenmek dışında
küçük çevre turları da yapabilirsiniz.Geceleri hiç bir yerde göremeyeceğiniz
kadar bol yıldızlı gökyüzü ve uzakta Sömbeki adasının
ışıkları sizi oyalayacak tek şey.Kumsalda ateş yakıp özgürce
sohbet edebilirsiniz. |